Breaking News

ÜBER’İN HİKAYESİ

2009’da, yani sadece 10 sene önce kurulan Über şirketi ulaşım alternatifleri arasında ciddi bir konuma geldi. 3 milyondan fazla şöförü olan Über, dünyada toplam 90 ülkede ve 1.000’den fazla şehirde var. Über kelimesi bir fiil, bir özne haline geldi. Yapılan bir araştırmaya göre insanların birbirine en çok tavsiye ettiği hizmet ürünü Über oldu.

Dünyanın başka ülkelerinde, mesela Türkiye ve Panama’da, taksicilerin haklı olarak protesto gösterileri yaptığı bir nefret objesi olsa da ucuz, hızlı ve erişimi kolay olması sebebiyle fakirinden zenginine herkesin tercih ettiği bir ulaşım vasıtası oldu. Peki Über nasıl bu kadar büyüdü?

  1. Hırs ve Vizyon: Dünyanın her yerinde, sadece bir tıkla, 5 dakikadan az bir sürede, bir vasıtaya ulaşma imkanı vermesi.
  2. Vatandaşa Güç Verme: Ehliyeti ve arabası olan her vatandaşın boş zamanlarında para kazanabilme şansı olması.
  3. Bit ve Atom: Halk ve teknoloji daha önce hiç yapılmamış şekilde çok uyumlu olarak eşleşmesi.

Geçenlerde katıldığım bir seminerde Über’in eski Ticaret Genel Müdürü Emil Michael ile konuşma fırsatım oldu. Kendisi 46 yaşında Mısırlı bir Kıpti. Ailesi o 3 yaşındayken Amerika’ya yerleşmiş. Über’deki işine başlamadan önce iki yeni firmanın kuruluşunda ortak olmuş ve bu firmalardan biri 100 diğeri 200 milyon dolara satılmış. Başka enteresan bilgiler de verdi Emil:

  • Korelilerin Über kullanması yasak.
  • Los Angeles’ta şöförlerin çorap giymesi şart.
  • Almanya’da taksiciler yolcu bıraktıktan sonra yeni müşteri alabilmesi için önce taksi durağına geri dönmeleri gerekiyor.
  • İş hacmi şirketten daha hızlı büyüdüğü için şirket yapısında sorunlar olmuş.
  • Zeki ve kabiliyetli elemanlara daha çok vermekte sorun yok. Çünkü başarılı olurlarsa pastayı büyütüyorlar.
  • Über şöförlerinin karıştığı taciz olayları 3 milyon şöförü olan bir şirkette anlaşılabilir bir seviyededir ve şirketi menfi olarak etkilemez.
Please follow and like us:

Leave a Reply

Your email address will not be published.

error

Enjoy this blog? Please spread the word :)